Anadolu'nun Ortodoks Topluluğu: Karamanlılar

Anadolu'nun Ortodoks Topluluğu: Karamanlılar 10.04.2017 Yasin ÇETİN Bu yazıda Ortodoks Karamanlılar v...

2 Mart 2025 Pazar

HABERİ AL ANGELİAFOROS'TAN (13 OCAK 1898): YEVM-İ VELÂDET-İ HÜMÂYÛN VE DİĞER HABERLER

  

HABERİ AL ANGELİAFOROS'TAN (13 OCAK 1898): YEVM-İ VELÂDET-İ HÜMÂYÛN VE DİĞER HABERLER

   Yunan harfli Türkçe olarak basılan Angeliaforos'un 13 Ocak 1898 tarihli sayısında yer alan "Dahiliye" başlıklı bölümün çeviriyazınını burada yayınlıyoruz. Metinde önemli gördüğüm bazı kavramları ayrıca listeledim.

    İlk iki haberimiz "yevm-i velâdet-i hümâyûn" ile ilgilidir. Bu kavram Osmanlı padişahlarının doğum günü için kullanılan bir kavram olarak karşımıza çıkar. 1898 tarihinde halihazırda II. Abdülhamid, Osmanlı tahtında yer alıyordu. 21 Eylül 1842 yılında dünyaya gelen Abdülhamid'in Hicrî takvimdeki doğum tarihi Şaban ayının 16'sıdır. 9 Ocak 1898 tarihine denk gelen doğum gününde, vapurlar bayraklarla süslenmiş, binalar kandil ve bayrakla donatılmış, devlet büyükleri ve üst rütbeli komutanlar tebrik ve kutlamalarını bildirmek üzere mâbeyn-i hümâyun dairesine gitmiş, çeşitli milletlerin liderleri de Yıldız sarayına gitmiştir. Büyük devletlerin namına sefirlerin tercümanları gelerek Münif Paşa'ya sefirler namına tebrik ve kutlamalarını iletmiştir. Öğlen vakti toplar atılmış, şehirdeki ve Boğaziçi etrafındaki binalar ışıklandırılmıştır. Avrupa hükümdarları, Mısır Hidiv'i ve Mekke Emir'i tebrik ve kutlamalarını telgraf yoluyla gerçekleştirmiştir. İkinci haberde ise "yevm-i velâdet-i hümâyûn" nedeniyle cezalarının büyük kısmını yatmış olan 45 mahpus serbest bırakılmıştır. Mahpusların bırakılması konusunda diğer vilayetlerde de benzer bir uygulamaya gidilmiştir. 

    Üçüncü haberde Sürre Alayı'nın Beşiktaş'tan yola çıkıp, Üsküdar'a vardığı bilgisi verilmiştir. Dördüncüsü, Japonya ile Osmanlı arasındaki ticari bir anlaşmanın tasdik edildiğini haber etmektedir. Beşinci haberde Mısır Hidiv'inin altıncı kez tâyin olmasından dolayı Kahire'deki kutlamadan bahsedilmiştir. Altıncı haberde yabancı ülkelerden ülkeye sokulan kaçak tütüne 40 kuruş ceza verileceği kararı yer alır. Yedinci haberde Osmanlı Bankası'nın Anadolu Demiryolu ile Selanik-Dede Ağaç ve Selanik-Manastır Demiryolları idarelerine verilmek üzere 275000 lira verildiği ve bunun karşılığında Aşar vergisi teminat gösterilmiştir. Osmanlı Bankası'nın vergiyi tahsil edeceği, söz konusu teminatın üzerindeki miktarın şimendifer poliçe ödemesinde kullanılacağı bildirilmiştir. Sekizince haberde, İç İşleri Bakanlığı'nın belediyelere, tabiplerin maaşlarını ödemeleri emredilmiştir. Maaşlarını alamayan tabiplerin şehir ve kasabalara gittiklerinden yakınılmaktadır. Maaşların ödenmemesi ve tekrarlanması konusunda ağır cezaların verileceği kararı vilayet belediyelerine bildirilmektedir.

     Dokuzuncuda, Theselia'daki Osmanlı Ordusu'nun sağlık kontrolleri için gönderilen Tıp Heyeti'nin üyeleri Miralay Hüseyin Bey ve Doktor Mureddin Bey'in orada vefat ettikleri haberi verilmektedir. Onuncu haber Bulgaristan Emaret'inin borçlarını ödemesi ile alakalı uygulayacağı yöntemle ilgilidir. On birinci haberde bir doktora verilen Osmanlı nişanından söz edilmektedir. On ikinci haber Tekfurdağ'daki yangınla ilgilidir. On üçüncü haber bir Yunan gemisinin Rodos adasında batmasından ve yüksek miktarda zeytinin telef olmasından bahseder. On dördüncü haber Mısır ordusu tarafından Sudan'a yapılmakta olan demiryolu güzergahından söz edilir. On beşinci haberde, İtalya Kralı'nın Amiral Canevaro'ya fakir fukaraya dağıtılsın diye gönderdiği paradan bahsedilir. On altıncı haber Yakavo'da asayişin sağlandığı üzerenedir. On yedinci haber, Şirket-i Hayriye'nin Avrupa'ya verdiği iki vapur siparşi ile ilgilidir. On sekizinci haberde ise Düyûn-u Umumiyye'nin Tiyatro ve vapur şirketlerinin biletlerine pul yapıştırılması teklifinin Şûrâ-yı Devlet tarafından reddedilmesinden söz edilmektedir. 

***

13 Ocak 1898 tarihli Angeliaforos'un "Dahiliye" Bölümünden Bazı Kavramlar

  • ameliyat-i inşâiyye: İnşa işleri.
  • arz-ı vecâib-i tebrîkât: yapmaları gereken tebriki sunmaları
  • Asâkir-i Mısriyye: Mısır askerleri
  • âsâyiş u inzibat ber kemal: asayiş ve düzen yerinde.
  • Cins u mezhep: Soy/ırk ve din.
  • Devâir-i Mîrîyye:
  • Devlet-i Aliyye: Osmanlı Devleti.
  • Diyar-ı ecnebiye: Yabancı diyarlar
  • dûçar-i mücâzat: cazeya uğramak.
  • düyûn-ı umûmiye: Osmanlı Devleti'nin 1854'ten itibaren aldığı dış borçlar ve bu borçların ödenmesi için kurulan teşkilatın ismi. (Kubbealtı)
  • ebniye-i mîrîyye ve husûsiyye:
  • Emîr-i Mekke: Mekke Emiri.
  • evâmir-i âliye: Yüksek emirler.
  • evrâk-ı resmiyye: Resmî evraklar.
  • İdare-i Mahsusa (1878-1909): İdare-i Mahsusa-i Aziziye, 1878 yılında sadece İdare-i Mahsusa adını almıştır. Sultan II.Abdülhamit’in saltanatı dönemine rastlayan bu dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nun muhtelif limanlarına kayıtlı büyük küçük 176 adet vapur bulunuyordu. Bu vapurların 90 adedi İdare-i Mahsusa, 40 adedi Şirket-i Hayriye, 46 adedi de özel şirket ve kişilere aitti. Bunlardan başka İstanbul limanına kayıtlı 912 adet yelken gemisi vardı. (yelkenci.org)
  • îfâ-ı levâzım-ı tebriksazi eylemek: lazım gelen tebriki ifa etmek.
  • izhâr-ı şâdmânı: Sevincini gösterme. (Kubbealtı)
  • hazarat-ı lazime-i tebrik u tehniyet: hazretlerine lazım gelen tebrik ve kutlama
  • heyet-i sarrâfiye: Sarraf heyeti.
  • heyet-i tıbbiye: Tıp heyeti.
  • Hidiv-i Mısır: Mısır Hidivi
  • hükûmet-i seniyye: yüce hükûmet.
  • karakolhâne sefînesi: Karakol gemisi.
  • levâzım-ı tebrikiyeyi: gerekli tebriki
  • mâbeyn-i hümâyun: Sarayda pâdişâhın hükümet işlerini gördüğü, vekilleri, elçileri kabul ettiği dâire.(Kubbealtı)
  • mal sandığı: "19. yüzyılın başlarından itibaren taşrada toplanan vergilerin yani mal-ı mirinin saklandığı ve muhafaza edildiği yerler mal sandıklarıydı. Mal sandığını korumakla görevli olan kişi ise sandık eminiydi." (Akın, Fatma, "Tazimat Dönemi Taşra Maliyesinde Merkezileşme ve Kurumlaşma Çabaları Sandık Eminliği (1839-1870)", Vakanüvis, Yıl: 9, Sayı: 2, 2024, s. 928.)
  • milel-i muhtelife rüessası: çeşitli milletlerin reisleri
  • müâhede-i tüccariyeyi: Ticaret Anlaşması.
  • nişan-ı zîşan-ı Osmanlı: Osmanlı Şanlı Nişanı
  • ordu-yı hümâyun: Padişah ordusu.(Kubbealtı)
  • Osmanlı bankası: Osmanlı Bankası 1856 yılında "Ottoman Bank" adıyla kurulduğunda İngiliz sermayesinin tamamen hakim olduğu ve henüz gelişmeye başlamamış Osmanlı bankacılık piyasasında yer edinmeye çalışan mütevazi, özel bir bankaydı. Piyasadaki sarraflarla devamlı mücadele etmek zorunda kalan ve zorlukla birkaç şube açmayı başaran Ottoman Bank zamanla devletin bazı borç operasyonlarında faal bir rol oynamaya başladı. Bu sayede 1862 yılında piyasayı altüst eden kâğıt paralardan kurtulmayı başaran Osmanlı hükümeti para ihracı imtiyazına sahip bir bankanın kurulmasını istediğinde, Osmanlı Bankası birçok rakibinin önüne geçerek bu ayrıcalığı kazanabildi. Fransız sermayesinin de katılımıyla büyüyen ve artık Bank-ı Osmanî-i Şahane adını alan Osmanlı Bankası bu tarihten itibaren istikrarlı bir şekilde gelişmeye başladı. Ancak, banknot ihraç eden, devlete avans veren ve yabancı borçlarda önemli rol oynayan banka bu yükümlülüklerinin ağırlığından, ilk amacı olan ticari bankacılığı ikinci plana itmek zorunda kaldı. (bkz. Osmanlı Bankası Müzesi)
  • Osmanlı harp sefîneleri: Osmanlı Harp Gemileri.
  • sefâret mayet vapurları: Elçilik Maiyet Vapurları?
  • Surre-i Hümâyûn Alayı: -veya Surre Alayı, Osmanlı İmparatorluğu'nda Surre Emîni adıyla bilinen bir kurumun İstanbul'dan Mekke ve Medine'ye yardım ve armağanlarını götürmüş olan topluluktur. Surre-i Hümâyûn Alayı, İstanbul'dan törenle uğurlanılırdı.(Wikipedia)
  • süferâ-ı düvel-i ecnebiyye: yabancı devlet elçileri
  • Şirket-i Hayriye: 1854'ten 1945'e kadar Boğaziçi'nde yolcu ve yük taşımacılığı yapan vapurculuk anonim şirketi.
  • şûrâ-yı devlet: Devlet şûrâsı, danıştay. (Kubbealtı)
  • Tabâbet/tebâbet: Tıp ilmi. (Kubbealtı)
  • telegrafnâme: Telgrafla gelen haberin üzerine yazıldığı kâğıt.(Kubbealtı)
  • teşrîfat-ı umûmîyye: "II. Abdülhamid zamanında muavin sayısı önce ikiye, ardından üçe yükseltilmiştir. Üçüncü teşrifat kurumu, II. Abdülhamid döneminin cülûstan elli gün sonrasına rastlayan ilk bayramı (ramazan) sırasında ortaya çıkmıştır. Nezâret adı altında ve mevcut iki teşrifat kurumunun üzerinde tesis edilen bu kuruluş karmaşık bir yapıya sahiptir. Ortaya çıkışı, anayasa hazırlık çalışmalarının yoğun biçimde sürdüğü zamana rastlayan Teşrîfât-ı Umûmiyye Nezâreti (1876-1909) resmen sadârete bağlı, ancak fiilen Yıldız Sarayı’nda görevliydi. Diğer taraftan idarî bakımdan ve tayin işlemlerinde nâzıra bağlanan Dîvân-ı HümâyunTeşrifatçılığı’nın sadrazama, Hariciye Teşrifatçılığı’nın hariciye nâzırına bağlılığı devam etmiştir." (TDV İslam Ansiklopedisi)
  • Velâdet-i hümâyun: Padişahın doğum günü.
  • Vilayat-i şâhâne: Padişahın vilayetleri.
  • vükelâ-ı fiham ve müşiran: Büyük ve yüksek rütbeli vekiller
  • vüzerâ-ı izam: Büyük vezirler
  • yevm-i velâdet: doğum günü.(Kubbealtı) Metinde padişahın doğum günü için kullanılmıştır. Yevm-i mezkur kullanımı zikredilen gün anlamına gelir ve yevm-i velâdet gününe işaret etmek için kullanılmıştır.
  • Yevm-i velâdet-i hümâyun: Padişahın doğum günü.
  • Zât-ı şâhâne: padişahtan bahsedilirken kullanılmıştır. (Kubbealtı)

***

13 OCAK 1898 TARİHLİ ANGELİAFOROS'UN "DAHİLİYE" BÖLÜMÜNÜN ÇEVİRYAZINI


Pazar günü Zât-ı şâhânenin yevm-i velâdetine müsadif olmağla, Osmanlı harp sefîneleri ile sefâret mayet vapurları, kezâlık Boğaz içine ve Adalara işleyen Şirket-i Hayriye ve İdare-i Mahsuse vapurları rengarenk bayraklar ile teçhiz ve tezyin edilmişlerdir. Devâir-i mîrîye ile bir çok ticarethaneler dahi envâi kandiller ve bayraklar ile donatılmışlardır. Yevm-i mezkur sabahısı bilcümle vükelâ-ı fiham ve müşîran ve vüzerâ-ı izam hazarat-ı lazime-i tebrik u tehniyeti ifa eylemek üzre, mâbeyn-i hümâyuna azîmet etmişlerdir. Kezâlık milel-i muhtelife rüessası dahi arz-ı vecâib-i tebrîkât etmek üzre, Yıldız serayına azîmet etmişlerdir. Kuşluk vaktinde süferâ-ı düvel-i ecnebiyye tercümanları mâbeyn-i hümâyuna azimetle, teşrîfat-ı umûmiyye nazırı Münif Paşa tarafından kabul olunmuşlar ve anler dahi sefirler namına levâzım-ı tebrikiyeyi ifa eylemişlerdir. Öğlen vakti karakolhâne sefînesinden toplar atılmış ve akşamleyin gerek şehirde gerek Boğaz içinde ebniye-i mîrîyye ve husûsiye gayet şâşaalı sûrette tenvir olunup, izhâr-ı şâdmânı olunmuştur. Velâdet-i hümâyun münasebetiyle Avrupa hükümdarını, Hidiv-i Mısır ve Emîr-i Mekke taraflarından mâbeyn-i hümâyuna telegrafnâmeler keşîdesiyle, îfâ-ı levâzım-ı tebriksazi eylemişlerdir.

Yevm-i velâdet-i hümâyûn münasebetiyle cezaları müddetlerinin iki sülsünü ikmal etmiş olan 45 mahbusun sebilleri tahliye kılınmıştır. Vilayat-i şâhânede dahi aynı muamele icrâ olunmuştur.

Cuma ertesi günü surre-i hümâyûn alayı icra olunup, alay-ı mezkûr mûtad vechle Beşiktaş'tan yola çıkıp Üsküdar cihetine geçmiştir.

Japonya İmparatoru Devlet-i Aliyye ile Japonya arasında akd edilmiş olan müâhede-i tüccariyeyi tasdik etmiştir.

Geçen Cuma günü Hidiv hazretlerinin altıncı sene-i devriye-i tâyinleri olmağla, Kahire'de gayet parlak bir resmî kabul icrâ edilmiştir.

Diyar-ı ecnebiyeden Türkia'ya ithal olunan kaçak tütünlerin her okkasından 40 guruş cezâ-i nakdî alınmasına karar verilmiştir.

Bu defa Osmanlı bankası Anadolu Şimendiferleri ile Selanik-Dede Ağaç ve Selanik-Manastır şimendiferleri idarelerine teslim olunmak üzre, hükûmet-i seniyye hazinesine 275000 lira vermiştir. Buna teminat makamında verilen karşılık 750000 liralık âşar hevâlelerinden ibaretdir ki, bunların bedelini Osmanlı bankası tahsil edecek ve tahsilatın fazlası şimendiferlere kilometro başına verilecek temînat akçesinin tediyesine kullanılacaktır.

Dahiliye nezaretinden vilâyat-i şâhâneye bir tahrîratumûmiyye gönderilerek, ande belediye tabipleri maaşlarının her ay muntazamen tediyesi emr olunmuştur. Kendi maaşlarını almak hususunda dûçar oldukları müşkilât bir çok muktedir tabiplerin tebâbet icrâsı içün Anatoli şehir ve kasabalarına gitmelerine sebep olmuştur. Bundan böyle memûriin-i belediye tabiplerin maaşlarını her ay muntazamen tediye etmedikleri halde, bir cezâ-i nakdî tediyesine mecbur tutulacakları gibi, işbu muâmelenin tekerrürü halinde evâmir-i âliyeye itaatsizlar makamında dûçar-i mücâzat olacaktır.

Thessalia'da aramsaz olan ordu-yı hümâyunun ahval-i sıhhiyyesini tedkik etmek üzre gönderilmiş olan heyet-i tıbbiye azasından Miralay Hüseyin bey, ve doktor Nureddin bey bu defa mahal-i mezkûrde vefat etmişlerdir.

Bulgaristan emâreti hep borçlarını konsolide tahvil ile, lazım gelen akçeyi daha az faiz ile ele geçirmeye çalışmaktadır. Rivayete nazaren, Alman ve Fransızlardan mürekkep bir heyet-i sarrâfiye işbu istikraz tahvîlâtının kısm-i âzamını yüzde 90 fiyatle satun alacaktır. Tahsîlât yüzde 4 1/2 faizli olacaktır.

Doktor Mülük'i tedavi etmek üzere şehrimize gelmiş olan Doktor Çerni'ye birinci rütbeden bir kıta nişan-ı zîşan-ı Osmanlı ihsan olunmuştur.

Tekfurdağ hükûmet konağı muhterik olmuş ise de, mal sandığı ile evrâk-ı resmiyye kurtarılmıştır.

Rodos adası civarında ga[r]k olan bir Yunan gemisi ile beraber içinde bulunan 370000 okka zeytun dahi gark olmuştur.

Asâkir-i Mısriyye tarafından Sudan'da Abuhamed'e yapılmakta olan askeri şimendiferi elyevm Abuhamed'den Atpara ırmağı civarında ve Hartum'ın takriben 150 mil bu'di mesafesinde bulunan ve Neilos üzerinde kâin olan Eddamir'a temdit edilmektedir. Hartum'da ve Omdurman'da bulunan Sudanlılar Berber'de hudut boyunun sâir noktalarında asâkir-i Mısriyye üzerine hücum içün tedârikât görmekte olduklarından, ameliyat-i inşâiyye kemal-i germi ile ileri götürülmektedir.

Cins u mezhep tefrik edilmeksizin Kreti fukarâ-yı ehalisine tevzî olunmak üzre, İtalia Kralı bu defa Amiral Canevaro'ya 10000 frank göndermiştir.

Türk gazetalarının beyanına göre, Yakova'da âsâyiş u inzibat ber kemaldir. Elyevm mahal-i mezkûrde 9 tabur piyade ile beraber bir miktar süvari ve topçu askerleri bulunmaktadır.

Şirket-i Hayriyye Avrupa'ya iki yeni vapor sipariş eylemiştir.

Teatrolar ve vapor kumpanyaları tarafından çıkarılacak biletlere pul yapıştırılması bâbında düyûn-ı umûmiye tarafından vâki olan teklif şûrâ-yı devlet tarafından redd olunmuştur.
***

13 OCAK 1898 TARİHLİ ANGELİAFOROS'UN "DAHİLİYE" BÖLÜMÜNÜN YUNAN HARFLİ TÜRKÇE METİN GÖRSELLERİ











Hiç yorum yok:

Yorum Gönder